Perşembe, Kasım 30, 2006

Patlıcan Kebabı


Patlıcan kebabını yemek için sabırsız davrandığımızdan tek kare resimini çekebildim. Dayanamadığım ender yemeklerdendir. Yapımı da çok kolay aynı zamanda. Buralarda patlıcan kebabı misafiriniz için yapılabilecek en güzel yemeklerdendir. Ağırlığı vardır yani. Her semtte bir kaç tane taş fırın vardır ve lahmacun, tepsi yemekleri hep orada pişirilir. Taş fırından gelen yemeğin tadı da başkadır. Yanında da incecik açılarak yapılmış pide ekmek harika olur. Ben hiç ev fırınımda denemedim ama denemeye değer. Hatta mangalda da yapıp, bir tepsiye yerleştirip, tepsinin de üzerini sıkıca kapatarak buğulanmasını bekleyebiliriz. Bu şekilde de güzel olur. Ama benim favorim fırında pişen.
Malzemelerin miktarını size bırakıyorum ama karabiber oranını yüksek tutmanızı tavsiye ederim.
Malzemeler:(isteğe göre)
  • Kebaplık patlıcan(ince uzun olanlardan)
  • Orta yağlı kuzu kıyma
  • Bol karabiber
  • Tuz
  • Domates-Yeşilbiber

Yapılışı:

  • Patlıcanlar resimde gördüğünüz uzunlukta dilimlenir. Ve tuzlu suda biraz bekletilir.
  • Orta yağlı kıyma, tuz ve karabiber ile iyice yoğurulur.
  • Kıymadan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartarak bir patlıcan bir et şeklide tepsinize dizin. Elinizi ıslatarak yaparsanız et elinize yapışmaz.
  • Üzerine domates ve biberinizi koyduktan sonra tuz ve karabiber ekleyip, yarım çay bardağı kadar da su koyuyoruz. Bu şekilde fırına gönderiyoruz.
  • Bildiğim kadarı ile fırında domates ve biberler ayrı pişiriliyormuş ve pişmeye yakın patlıcanların üzerine tekrar koyuyorlarmış. Evde de aynısı yapılabilir. Çünkü patlıcanlar pişene kadar biberlerin yanma olasılığı var.

Yapar da beğenirseniz afiyet olsun.

Pazartesi, Kasım 27, 2006

Kıvrımlı Tart

Siteye tatlı olarak pek bir şey eklemediğimi farkettim. Oysaki evde yenmeyi bekleyen pasta ve kurabiye muhakkak vardır. Bir kaç ay önce yabancı bir siteden almıştım bu tarifi. Asıl tarifte "blueberries" vardı. Ben vişne ile denemek istemiştim o zamanlar. Evde de vişne olmayınca var olan malzemelerden yapayım dedim. 2 ad. muz yetmecekti bir de elma koyarsam iç malzemeyi hazırlayabilirim dedim. Daha önce de Burcu hanımın muzlu tartı tereyağ ile pişirdiğini görmüştüm. Ben de muz ve elmayı tereyağ ile pişirdim. Harika bir sonuç aldım. Şiddetle tavsiye ediyorum.

Hamuru İçin Gerekenler:

  • 500 gr un

  • 60 gr şeker

  • 80 gr margarin oda yumuşaklığında(su oranı düşük örn: Hüner)

  • 160 ml süt

  • 2 çay kaşığı kabartma tozu(üzerini bıçakla düzenleyerek)

  • 1/2 çay kaşığı tuz

  • 1/2 çay kaşığı limon kabuğu rendesi

İç Malzemesi:

  • 2 ad. Muz

  • 1 ad. elma

  • 1 tatlı kaşığı tarçın

  • 1 su bardağı ceviz

  • 2 yemek kaşığı tereyağ

  • 3-4 yemek kaşığı şeker

Üzerine yağ ve şeker


Yapılışı :

  • 175 C dereceye fırınımızı ayarlayalım.

  • Hamur yoğurma kabımıza margarini ve şekeri koyup iyice karıştırıyoruz. Arkasından sütü, kabartma tozunu, tuzu ve limon kabuğu rendemizi koyuyoruz ve homojen bir karışım elde ediyoruz.

  • Unu ise en son eleyerek ilave edelim. Ve yumuşak bir hamur elde edelim. 10 dk. kadar dinlenmeye bırakalım.

  • Hamur dinlenirken diğer taraftan muzlarımızı halka halka doğrayalım. Elmalarımızı ince ince doğrayalım.

  • Bir tavada terayağ ve şeker 1-2 dk. kadar pişir ve arkasından doğradığımız meyveleri ekleyip. 5 dk. kadar alt üst ederek pişirelim.

  • Tarcın ve küçük küçük doğradığımız cevizi ilave edip ocağın altını kapatalım.

  • Merdane ile hamurumuzu 30 cm çapında yuvarlakça açalım.

  • Fırın tepsisine yağlı kağıt serin. Açtığınız hamuru merdaneye sararak yağlı kağıdın üzerine serin, ortasına harcımızı koyunve resimdeki gibi şekil verin.

  • Fırına koymadan önce hamuru erimiş margarin ya da tereyağ ile yağlayın ve üzerine şeker atın. Fındık da ekleyebilirsiniz. Ben malesef şekeri sonradan serpiştirdim. Pişerken konulması daha güzel bir görüntü sağlayacaktır.

  • Benim fırınım fanlı olduğundan 35-40 dk kadar pişirdim.



Hamurun inceliğini görmeniz için yan görünüşünün de resmini ekliyorum.

Pişerken yayılan tereyağ ve muz karışımı kokuya bayıldım. Hamuru ise ağızda dağılan bir yapıya sahip. Beğeneceğinizi tahmin ediyorum.

Sevgiler.

Cumartesi, Kasım 25, 2006

Zeytinyağlı ve Antep Fıstıklı Dolma


Benim kaç zamandır canım çekiyordu fakat yapmaya cesaret edemiyordum. Hiç yapmamıştım zeytinyağlı dolma. İlk eltim Pelin ablada yemiştim ve dün akşam misafirimdi kendisi. E bu fırsat kaçmaz dedim ve başladık hummalı bir çalışmaya. Antep fıstığı, nar ekşisi ve baharatlar özellikle de kuru nane dolmaya ayrı bir lezzet katıyor. Bildiğiniz dolmalardan farklı anlayacağınız.
Ben biraz fazla yaptım dolmayı. Misafirden sonra bir iki gün yemek için kalsın istedim. Siz malzemeleri kendinize göre ayarlarsınız.
Malzemeler:
  • Yarım kilo pirinç
  • 60 ad kuru patlıcan, 20 ad. kuru biber
  • 2,5 su bardağı zeytinyağı
  • 1 su bardağı kabukları soyulmuş Antep fıstığı
  • 2/3 çay bardağı nar ekşisi
  • 4 büyük boy soğan
  • 2 büyük baş sarımsak
  • 2 yemek kaşışı karabiber
  • 3 yemek kaşığı nane
  • 1 yemek kaşığı kırmızı biber
  • 2-3 yemek kaşığı salça(domates ve biber karışımı)
  • Tuz, 1 çay kaşığı limontuzu

Yapılışı:

  • Patlıcanları derin bir tencerede üzerine sıcak su koyarak 10-15 dakika kaynatın. Tırnağınız geçecek kadar yumuşadığında suyunu süzerek alın. Arkasından aynı suya biberleri atın ve ocağı 1 dk sonra kapatın. Biberlerin kaynatılmasına gerek yok. Sıcak suda kalması yeterli.
  • Şimdi iç malzemeyi hazırlayalım. Genişce bir tencereye soğanı ve sarımsağı ince ince doğrayıp zeytin yağı ile birlikte pişiriyoruz. Soğanlar diriliğini kaybede kadar pişirelim.
  • Salça, nar ekşisi, nane, karabiber, kırmızıbiber, limontuzu ve tuzu ekledikten sonra iyice karıştırıyoruz.
  • Malzemeler birbirini alınca yıkadığımız pirinci de ilave edip tekrar karıştırıyoruz. Ve 1,5 ya da 2 su bardağı su ilave edip pirinçler suyunu çekene kadar pişiriyoruz.
  • En son da bir cezvede kaynatarak kabuklarını soyduğumuz fıstıkları ilave ediyoruz.
  • Patlıcan ve biberleri tatlı kaşığı yardımı ile içlerini doldurup tencereye yatay şekilde yerleştiriyoruz.
  • Bu işlem bittikten sonra dolmaların üzerine "sarma taşı" konulur. Amaç ise dolmalar kaynarken patlıcanların ağız kısımlarının açılıp pirinçlerin dışarıya çıkmasını engellemek. Siz ağır bir tabak da koyabilirsiniz.
  • Ve dolmaların üzerini iki parmak geçecek kadar sıcak su koyup, tuz ilave edelim.1 saat kadar orta hararetli ateşde pişirelim.

Umarım yaparsınız ve beğenirsiniz.

Mutlu ve huzurlu günler diliyorum hepinize.

Salı, Kasım 21, 2006

Türlü


Hem sağlıklı hem de lezzetli bir yemek. Aynı zamanda dolapta arta kalan sebzelerinizi değerlendirebileceğiniz bir yemek. Bu nedenle de adı Türlü. Buradaki tüm malzemelerin olması şart değil. Ya da sevdiğiniz farklı bir sebze de ekleyebilirsiniz. Tabi pişme sırasına göre koymak gerekir.

Malzemeler:
  • 250 gr kuşbaşı et
  • 2 patlıcan
  • 2 kabak
  • 2 patates
  • 200 gr yeşil fasülye
  • 2 domates
  • 2 yeşil biber
  • Yeteri kadar nohut
  • 4-5 diş sarımsak
  • 2 yemek kaşığı salça(domates ve biber karışımı)
  • Tuz, karabiber, kırmızıbiber
  • Üzerine yağ ve nane

Yapılışı:

  • Bu yemek için düdüklü tencerenizi kullanmanızı tavsiye ederim. Yağ ve su ile etimizi kavuralım ve üzerine soğanımızı atıp bir miktar çevirelim.
  • Bu karışıma salçamızı da ilave edip karıştırdıktan sonra nohutumuzu ve yeşil fasülyemizi içine atıp yeteri kadar kaynamış su ilave ediyoruz. Tuz, karabiber, kırmızıbiber ekleyip ağzını kapatıp pişmesini bekleyelim.
  • Diğer taraftan kabak, patlıcan, patetes, sarımsak, domates ve biberi temizleyip doğrayalım.
  • Et, nohut fasülye piştikten sonra diğer sebzeleri atıyoruz ve tenceremizin kapağını kapatıp pişmesini bekliyoruz.
  • Son olarak da üzerine yağı kızdırıp nane ilave ediyoruz ve yemeğin üzerine döküyoruz.

İşte yemeğimiz hazır. Yanına da tereyağlı güzel bir bulgur pilavı çok yakışmıştı. Denerseniz afiyet olsun.

Sevgilerimle...

Cuma, Kasım 17, 2006

Simit Kebabı

Fotoğraf çekme konusunda oldukça kabiliyetsizim sanırım. Bu resim de facia.
Yemeğimiz yine Antep yöresine ait bir kebap çeşidi. Çocuklar için güzel bir yemek bence. Çünkü Utku severek yedi. Pilav, salata, çorba ve simit kebabı güzel bir akşam yemeği menüsüydü bizim için. İş dönüşü Utku ile birlikte ancak bu kadar yapabildik.
Simit Kebabını sabahleyin hazırlayıp gitmiştim. Çok kolay oldu benim için. Mangalda yapmak yerine tost makinesinde yaptım. Oldukça da güzel oldu. Mangalda yapmak isterdim ama heryer toz duman olacak diye yeltenmedim açıkcası. Yoksa mangalda pişirilmiş domates ve biber ile harika olacakdı. Sizin fırsatınız varsa bu şekilde deneyin.

Malzemeler :

  • Yarım kilo az yağlı kıyma
  • 1/3 türk fincanı siyah köftelik bulgur(diğer adı simit, bende siyah yoktu)
  • 3-4 diş sarımsak rendesi
  • Yarım küçük soğanın rendesi
  • İnce ince kıyılmış maydanoz
  • 1 tatlı kaşığı kadar da salça(domates ve biber karışımı)
  • Kimyon, karabiber, tuz, tarçın, pul biber
  • gerekirse çok az su

Yapılışı :

  • Tüm malzemeler iyice yoğurularak hazırlanır. Su ihtiyacı varsa bir avuç kadar koyabilirsiniz.
  • Bir gün öncesinden yapıp dinlendirelim. Böylece bulgur et ile birlikte yumuşamış olacak.
  • Aynı zamanda köfteler önceden hazırlanıp, baharatında bekleyince daha lezzetli olur.
  • Şekil vererek ızgara da ya da tost makinesinde pişirebilirsiniz.

Afiyet olsun herkese.

Çarşamba, Kasım 15, 2006

Peynirli İrmik Helvası

Yemek sonrası canımız uğraştırmayan bir tatlı çektiğinde ilk akla gelen Peynirli İrmik Helvasıdır. Tuzsuz Antep peyniri dondurucuda mutlaka vardır böyle günler için. Bunu da eltim Pelin abla yaptı. Yemek yapmayı ondan öğrendim diyebilirim. Tabi bunu da...

Malzemeler :
  • 1 su bardağı irmik
  • 1 su bardağı şeker
  • 1,5 su bardağı su
  • 2 - 3 yemek kaşığı tereyağ
  • yeteri kadar tuzsuz antep peyniri ya da antep peynirini bulamayanlar için kaşar gibi eriyen tuzsuz herhangi bir peynir
  • üzerine tarçın
Yapılışı:
  • Derin bir tencerede tereyağını eritelim ve irmiği ekleyelip pembeleşinceye kadar kavuralım.
  • İrmik rengini aldıktan sonra şekeri ilave edip bir kaç dakika bu şekilde kavuralım.
  • Bu karışıma soğuk suyu da ilave edelim ve suyunu çekene kadar pişirelim.
  • Son olarak da peynirlerini koyalım ve ocağı kapatalım.
  • Tarcın, fındık, fıstık ile servis yapalım.

Afiyet olsun herkese.

Pazartesi, Kasım 13, 2006

Kivi Reçeli

Bu reçeli Münevver hanımın sitesinde görmüştüm ve çok ilgimi çekti hemen yapmalıyım dedim. Farklı lezzetleri seven biri olarak denedim tabi. Kivi reçeli yapacağımı söylediğim kişiler şaşkın şaşkın yüzüme baktılar ilkin, tadına ise bayıldılar.
Ben denemek için yarım kilo kivi aldım ve kireç kaymağında bekletip (45dk) yarım kilo şeker ile kaynattım. Gayet güzel oldu.
Sevgiler.

Yerfıstıklı Etli Pilav

Annem Kahramanmaraşlı olup evlenirken Gaziantep'e gelmiş. Maraş'a gittiğimizde oradakiler annemden Antep yemekleri isterdi. Antepdekiler de Maraş yemekleri tabii.
Bu pilav ise Maraşlılara ait. En azından ben orada yedim.

Malzemeler :
  • 1 su bardağı pirinç
  • 1,5 su bardağı et suyu
  • 250 gr kuşbaşı et
  • 1/2 su bardağı tuzsuz yer fıstığı
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • Yeteri kadar sıvı yağ
  • Tuz-Karabiber
Yapılışı:
  • Et yeteri kadar su ile haşlanırken, pirinci yıkayıp tuzlu kaynamış suda 10-15 dk. dinlendirelim.
  • Pirinçleri bir miktar sıvı yağ ile kavurup, haşladığımız etin suyunu süzerek koyalım.
  • Tuzunu karabiberini ve tereyağını ilave edip kaynadıktan sonra kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirelim.
  • Kabuklarını soyduğumuz yer fıstıklarını bir tavaya alıp bir miktar sıvı yağ ile kavuruyoruz. Rengi biraz pembeleşince etlerimizi ilave edip 3-4 dk. daha kavuruyoruz. Tuz, karabiber, kırmızı biber atıp ocağı kapatıyoruz.
  • Pilavın üzerinde servis yapıyoruz.
Sevgili eşime ve eltim Pelin'e yapacağım pilavı anlattığımda tereddüt ettiler. Yerken söyledikleri
Eşim " Canım ya bundan hep yapar mısın?"
Pelin abla " Sana yüz üzerinden yüz veriyorum, harika olmuş."
Bu kadar reklam yeter sanırım.
Yanında salatanızı da unutmayın.
Afiyet olsun.

Cuma, Kasım 10, 2006

Kabak Oturtma ve bir Tavsiye


Malzemeler:
  • 1 kğ orta boy kabak
  • 400 gr az yağlı kıyma
  • 1 büyük boy soğan
  • 3 diş sarımsak
  • Tuz-karabiber-kırmızıbiber
  • 2 ad. domates
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1 bardak su
  • kızartmak için yağ
Yapılışı :
  • Kabaklar iki kesilerek kalınca oyulur ve kızartılır.
  • Diğer taraftan bir küçük bir tencerede kıymamızı pişirip arkasından soğan, sarımsam ve baharatlarını koyarız.
  • Kıymalı harcımız hazır olduktan sonra oyduğumuz ve kızarttığımız kabaklara paylaştırıyoruz.
  • Kabakları kapatmak için de domates dilimleyim üzerlerine koyuyoruz.
  • Salçalı su hazırlayıp 180 C fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.
Yanında da pirinç pilavı güzel gider doğrusu. Ben kızartma yaptıktan sonra kabakları da atıp kızartıyorum. Bir ya da iki gün sonra kabak oturtma yapıyorum.
Gerçi kızartma çok sık yaptığım bir şey değildir ama arada kaçamak yapıyoruz. Pişman olmayacağınız bir yemek.



Ve bir tavsiye...
Aşureyi sevip de benim gibi yapma fırsatı bulamayanlara Dr. Outkerin aşuresini şiddetle tavsiye ediyorum.
Afiyetler olsun herkese. Sevgiler.

Perşembe, Kasım 02, 2006

Kabaklama

Benim en sevdiğim yemeklerden biridir kabaklama. Yanında da tereyağlı bulgur pilavı harika oluyor. Bal kabağı ile yapılıyor yalnız taze kabak ile de yapılabilir. Yine kabak yerine patlıcan konulduğunda faklı ve de çok lezzetli başka bir yemek elde etmiş oluyoruz ve adına da "doğrama" diyoruz. Antep mutfağının zenginliğini bilmeyen yoktur sanırım. Doğramayı da en kısa zamanda yapıp resmini eklemeyi düşünüyorum. Yapılışı ise söyle;

Malzeme Listemiz:
  • 250 gr. kuşbaşı et,
  • 1 su bardağı ıslanmış nohut,
  • 750 gr. kış kabağı,
  • 2 yemek kaşığı domates ve biber salçası
  • 1 çay bardağı kadar limon suyu(ya da bir miktar limon tuzu),
  • 1 tane yeşil biber
  • 1 büyük soğan
  • Bol miktarda sarımsak
  • Yeterince tuz, karabiber ve kırmızıbiber
  • 1/2 çay bardağı yağ, kuru nane,
  • Yeterince kaynamış su.

Yapılışı:

  • Etimizi bir miktar su ve yağ ile kavuruyoruz. Eti tuz ile kavurunca etin sertleştiğini duymuştum bu nedenle tuzunu en son ilave ederim her zaman.
  • İnce ince kıydığımız soğan ve yeşil biberi de kavurduğumuz ete ilave ediyoruz ve diriliğini kaybedene kadar pişiriyoruz.
  • Salçamızı da bu karışıma ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz.
  • Geceden ısladığımız nohutu, tuzunu, karabiberini, kırmızıbiberini ve yeteri kadar kaynamış suyu ilave edip, et ve nohut iyice yumuşayana kadar pişiriyoruz. Yine düdüklü tencere kullanmanızı tavsiye ederim. Bana göre iyi yemek iyi pişmiş olandır. Yani nohutu ve eti dişe deymemeli.
  • Diğer taraftan da bal kabağını küçük küçük kareler şeklinde doğruyoruz.
  • Etimiz ve nohutumuz iyi pişince kabaklarımızı, limon suyumuzu, iyice ezdiğimiz sarımsaklarımızı atıyoruz eğer suyu az ise kaynamış su ilavesi yapabilirsiniz. Tenceremizi tekrar kapatıp 15-20 dk. kadar kabaklarımızın pişmesini bekliyoruz.
  • Kabaklar da pişince, yemeğin üzerine yağ ile nane yakıyoruz.

Pazardan kabak alırken biraz fazla almışım kalanını donduruca koydum, onunla da Hatay'ın yoğurtlu kabak yemeğini denemek istiyorum.

Mutfaktaki yanmış nane kokusu benim en sevdiğim kokulardandır. İştah açıcı. Ve bu yemekten gelen sarımsaklı ve ekşili koku ise dayanılmaz.

Yerseniz afiyet olsun.

Pazartesi, Ekim 30, 2006

Yuvarlama

Yuvarlama Gazianteplilerin bayram yemeğidir. Ben çocukken yılda bir defa yapılıyor, bir yıl sonra yiyeceğim diye gelip gidip annem görmeden kaşıklardım. Bayram sabahı erkekler namazdan gelir ve annelerimiz de yemeği hazırlar. Sabahleyin yuvarlama ve yanında pirinç pilavı nasıl gider sizin için bilmiyorum ama bizler bayram sabahı yuvarlamamızı yemezsek bayramın geldiğini anlamayız.
Makbul olanı bir kaşıkta 40 adet olanıdır ama o kadarına sabrımız gelmez. Mercimek gibi yani. Ben bezelye büyüklüğünde yuvarladım.
Biraz zahmetli bir yemektir ama bir o kadar da lezzetlidir.
Tarife ise şuradan ulaşabilirsiniz. Afiyet olsun yapma cesareti bulunup da yerseniz tabii.

Cuma, Ekim 27, 2006

Soğan Yahnisi

Yanında pirinç pilavı ile çok güzel oluyor. Malzeme miktarlarını kendinize göre ayarlayabilirsiniz. Benim yaptığım iki kişi için biraz çok olduğundan iki gün yedik.

Malzemeler:1 kğ arpacık soğanı
400 gr kuşbaşı
2 domates
Nohut
2 yemek kaşığı salça
Tuz-Karabiber-Kırmızıbiber

Yapılışı:
Soğan hariç tüm malzemeleri bir litre kadar su ile haşlamaya bırakıyoruz. Çalışan bir biri olunca kısa zamanda yapmak için ben hep düdüklü tenceremi kullanırım. Benim kurtarıcım diyorum. Et ve nohut iyice piştikten sonra içine soğanları atıyoruz. 10-15 dakika kadar tekrar pişmeye bırakın.
Diğer taraftan da pirinç pilavınızı hazırlayın. Yanına salata da yapabilirsiniz. Ben eksik etmem genelde.
Afiyet olsun sizlere.

Perşembe, Ekim 26, 2006

Cirgindiş

Cirgindiş Çeçenlerin en sevdiği yemektir. Ben de bir Çeçen gelini olarak kayınvalidem yaparken resimlerini çekip sizi bu meraktan kurtarmak istedim. Aldığım tarif ise şöyle
Malzemeler:
Kemikli et
Un
Su
Tuz
2 büyük baş sarımsak
2-3 yemek kaşığı margarin
Salça
Yapılışı:
Öncelikle eti geniş bir tencerede bol su ile haşlarız. Hamurunu ise un, tuz, et suyu ve normal su ile hazırlarız. Et suyu hamurun yumuşak olmasını sağlarmış. Resimlerde gördüğünüz gibi, önce hamuru küçük küçük rulolar yapıp, sonra da bıçakla kesip daha da küçültüyoruz. Her birini unladığımız tahtaya koyup, dört parmağımızı üzerine bastırıp çekiyoruz. Böylece hamurumuz incelmiş ve şekil almış olacak. Hamur bitene kadar aynı işlem yapılır.
Haşlanan etleri ayrı bir kaba alıp, üzerini soğumaması için kapatalım. Eti haşladığımız su azalmış ise üzerine biraz daha su ekleyip kaynatalım ve içerisine hamurlarımızı atalım. Hamurları iyice yumuşayana kadar kaynatıyoruz. Yaklaşık 20 dakika. Haşlama suyunun çok olması gerek.
Diğer tarafta ise margarini bir tavada eritin ve içerisine bir ya da iki kaçık kadar salça koyup iyice karıştırın. İçerisine iyice ezilmiş sarımsakları ilave edin. Servis ederken de içerisine hamurları haşladığımız sudan birkaç kepçe koyalım.
Hamurlar haşlanınca genişce bir tepsiye çıkarın ve eti ve sarımsak soslarını arasına yerleştirin. Haşlanmış hamurlar sarımsak sosuna batırılır ve bir parça et alınarak yenilir.
Çeçenlerin vazgeçilmez yemeği cirgindiş işte böyle bir yemek.

Cumartesi, Ekim 21, 2006

Fırında Sütlü Tavuk

Tabağımın görüntüsü iyi değil biliyorum ama iş dönüşü Utkuyu alıp kendimi eve atmış, yemeği iftara yetiştirmek için koşuştururken tabağa güzel bir görünüm vermek için sabrım gelmedi, resmini bile zor çektim. Yemeğimiz ise bana göre lezzetliydi. Malzemelerin miktarını size bıraktım.
Malzemeler:
  • Tavuk
  • Süt
  • Yağ
  • Patates
  • Tuz-Karabiber
Yapılışı:
Derin bir kaba tavuklarımızı koyuyoruz, tuz ve karabiberle ovuduktan sonra üzerini geçecek kadar süt ile dinlenmeye bırakıyoruz. Ben akşamdan sabaha kadar beklettim. Tavuk sütü bir miktar çekiyor, kalan sütü dökebilirsiniz. Tavuğu dilimlediğimiz patateslerle yağlayıp, isteğe göre baharatla tatlandırıp fırınlayabilirsiniz.
Afiyet olsun sizlere...

Cuma, Ekim 13, 2006

Tarhana Çorbası_Maraş Usulü











Tarhana deyince genelde akla baharatlı kurutulmuş hamur akla gelir. Bizim tarhanamız biraz farklıdır. Dövmeyi pişiririz, soğuduğunda süzme yoğurtla karıştırıp, sonra da tepsilerde köfte gibi parçacıklar halinde kuruturuz. Maraş tarhanasının sadece kurutuluş aşaması farklıdır ama malzeme farklılığından olsa gerek daha lezzetli olur. Annem de bir Maraşlı olduğundan aşinayızdır Maraş mutfağına. Şimdi gelelim tarnanın çorbasının yapımına.
Parantez içindekiler benim yaptığım ölçülerim.
Malzemeler...

  • Kuru tarhana(iki elimle 3-4 avuç)
  • Su(2 lt kadar)
  • 4-5 diş iri sarımsak
  • Nane-Yağ
  • Tuz

Yapılışı...

Tarhanayı 9-10 saat öncesinden üzerini geçecek kadar su koyup bekletiyoruz. Bu süre zarfında tarhanamız iyice yumuşamış olacak ve ekşi suyu çıkacaktır. Ekşi olmasını istemiyorsanız suyunu döküp yıkayın tarhananızı. Üzerine de tarhananınızın miktarına göre su ekleyip pişirmeye bırakıyoruz. Ben düdüklüde pişiriyorum daha güzel ve kısa sürede. 45-50 dk orata hararetli ısıda piştikten sonra blendırdan geçirip, ezdiğimiz sarımsakları ilave ediyoruz. Üzerine kızgın yağada kavrulan naneleri döküyoruz.

Mis gibi tarhana kokusunu alır gibiyim...

Afiyet olsun herkese.

Çarşamba, Temmuz 26, 2006

Pratik Poğaça

Bu poğaça benim en favori poğaçam. Zaten başka poğaça deneme zahmetine girmem. Çünkü hem çok pratik hem malzemesi çok az hem de tadına doyum olmaz. Komşumuz Yusuf Bey tatile çıkmadan önce istedi benden. Alalacele hazırladım. Utkuya da gönül rahatlığı ile yediriyorum. Tarifini eltim Pelin abladan almıştım. Adı Pelin ablanın poğaçası olarak geçer bizde.
Malzemelere gelince;
  • 1 su bardağı yağ
  • 1 su bardağı su
  • 1 yemek kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 pk. Instant kuru maya
  • Aldığı kadar un

İç malzemesi (ölçüsü size kalmış)

  • Beyaz peynir
  • Maynadoz
  • İki tane haşlanmış patates
  • Yarım bardak kadar da kaşar rendesi
  • Karabiber
  • üzeri için 1 yumurtanın sarısı

Yapılışı;

Önce bir bardak suya şeker, tuz ve mayayı ekleyip karıştırıyoruz. Yoğurma kabımızın içine ekleyip ardından da yağı ekliyoruz. Asıl tarifte yoğurt yok ama ben iki yemek kaşığı eklerim. Sonra da unu ilave edip yoğuruyoruz. Kuru maya ile hamur yapmasını çok severim hemen toparlanır. Diğer türlü elime yapış yapış bulaşır ve uğraştırır beni. Hamuru hazır ettikten sonra iki beze yapıp mayalanmasını bekleyeceğiz.

İç malzemesini de patates ve kaşar eklemeseniz de olur ama kaşar, patates ve bol karabiber tadını çok değiştiriyor.

Evyenizi güzelce temizleyip kurulayın ve ilk bezeyi elinize alın ve biraz toparlayın. Evyenin üzerine koyun ve yavaş yavaş eliniz ile genişletin. Ben merdane kullanmam isterseniz siz kullanın ama maksat pratiklik ise tavsiye etmem. Oldukça ince bir şekilde orta büyüklükteki bir tepsi genişliğinde getirdikten sonra 8 dilime ayırıyoruz. Harcımızdan bol miktarda içine koyup sigara böreği gibi sarıp ay şeklini veriyoruz. Diğer beze için de aynı işlemi yaptıktan sonra üzerine bir yumurta sarısını yediriyoruz. Çörek otunu da ekledikten sonra önceden ısıtılmış 160 derecelik fırında pişiriyoruz.

Anlatırken biraz uzun oldu ama yapımı o kadar da uzun değil. Belki de pratiklikle alakalıdır ama benim gibi çalışan bir bayan olunca ve misafirlerine pastahaneden alınmış hazır bir şeyler ikram etmeyi sevmeyenlerdenseniz işte size güzel ve de kolay bir tarif. Beğenirsiniz umarım. Sevgiler...