Salı, Ocak 15, 2008

Kıymalı Pide

Koşturmaca dolu günler nihayet bitti. Güya sırada bir sürü tarif var diyordum ama insan yeni bir şeyler yazma gücünü bulamıyorsa tarifin olması çok da önemli değilmiş. Bu koşturmacaların dışında yeni bir ilgi edindim. Bilmiyorum uzun sürecek mi, fakat uzun sürerse eminim farkedeceksiniz. Çizim programları Adobe Photoshop, Illustrator, Corel Draw gibi programların içinde boğuluyorum. İşimin gerektirdiği programlar değil sadece merak. Sayfamın her tarafını çizimlerle doldurunca, Rabia ne yapmış böyle diye düşünürseniz durum bu arkadaşlar. Hoş, henüz çok acemiyim. Daha zaman var yani. :)

Pidemize gelince; hem lezzeti, hem de pratikliği nedeni ile bu hamurdan vazgeçemiyorum. Pideden çok poğaça aslında ama görüntüsünden dolayı pide olarak anılmayı hak ediyor sanki.
Hamuru için;
  • 1 su bardağı yağ
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 pk kuru maya
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1.5-2 tatlı kaşığı tuz
  • Aldığı kadar un

Ilık suyun içine; tuz, şeker, mayayı ekleyerek karıştıralım. Yağı ve unu da ekleyerek, yumuşak bir hamur yoğurup mayalanmaya bırakalım.

  • İçine ise; kıymayı kavuralım, arkasından ince kıydığımız iki tane soğanı, bir iki diş sarımsak ve 1 tane kırmızı biberi ilave edelim. Tuz, karabiber gibi baharatları da ilave ettikten sonra iç harcımız hazır.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp, merdane ile üzerinden geçerek inceltelim. Harcımızdan koyarak kenarlarını içeri katlayalım.
  • Yağlanmış tepsiye hepsini yerleştirelim. Üzerine yumurta sarısını da sürdükten sonra 160 C de pişirelim.

İyi haftalar diliyorum. Sevgilerimle.

Pazartesi, Ocak 07, 2008

Meyveli Crumble

Hafta sonu mutfaktan neredeyse çıkmadım. Yaptıklarımı gün ışığında resimleme, en olmadık yerde makinenin pilinin bitmesi, Utku'nun yaptıklarıma saldırması hatta resim çekmeme engel olması verdiğim mücadeleler arasındaydı. Sonuç olarak size yazacak bir sürü tarifim oldu. Ne kadar rahatlatıcı bilemezsiniz.
Uzun zamandır dondurucudaki meyveleri değerlendirmek adına meyveli bir tatlı yapma niyetindeydim. Elma, frambuaz ve karadut üçlüsü ile yaptığım bu tatlı biraz ekşi geldi bana. İki ekşi meyve kullanmanızı tavsiye etmiyorum bu sebeple.
Dolgusu için:
  • 2 adet orta boy elma
  • 1 avuç kadar Frambuaz-Karadut(İki ekşi meyve kullanmanızı tavsiye etmiyorum. Armut ya da şeftali olabilir)
  • 2 yemek kaşığı şeker
  • 1/2 yemek kaşığı mısır unu

Fırın kablarını yağlayıp kaldırın. Elmalar küp küp dilimlenir ve tüm malzemeler karıştırılır. Bu malzemeler iki(2) adet sufle kabını doldurdu.

Üst Malzemesi (Crubmle) için:
  • 2 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 2 yemek kaşığı yulaf
  • 2 yemek kaşığı tereyağ (soğuk)
  • 1 avuç ceviz
  • bir tutam tuz

Tereyağ hariç tüm malzemeler robotta çekilir. Arkasından soğuk tereyağ da eklenir ve biraz daha çekilir. Bulgur tanesi gibi olacak. Bu karışım meyvelerin üzerine paylaştırılır ve 180 derecede 40 dakika kadar pişirilir. Ilıdığında afiyetle tüketilir.

Not: Ölçüleri gram ile vermeyi daha çok seviyorum aslında. Gram ile verdiğim ölçülerin kaç bardağa denk geldiği sürekli sorulduğundan bu defa ölçüyü kaşık ile verdim. Fakat kaşık ölçüsü ile yanılma payı daha yüksek. Benim verdiğim kaşık ölçüleri ise tepeleme değil. Silme denecek kadar da az değil.

Güzel bir hafta geçirmeniz dileği ile. Sevgilerimle.

Cuma, Ocak 04, 2008

Blogun Hayatımızdaki Yeri

Sevgili Nilay ve Tuba "Blogun Hayatımızdaki Yeri"oyuna davet etmişler beni. Ben de memnuniyetle kabul ettim. Beni kim sobeleyecek diye bekliyordum. :)

1.Blog yazmaya ilk defa ne zaman başladım?
Bir tatlı tarifi ararken karşıma çıktı blogger. O zamanlar yemek blogu açmak yoktu aklımda. Bebeğim vardı ve ona dair bir blog açtım. Halen yazmaktayım Utku'nun sitesini. O zamanlar Utku'nun sitesinde linklerim yemek bloglarından oluşuyordu. Hergün ilk işim yemek bloglarını gezmek olurdu. Bir gün cesaret ettim bir yemek blogu oluşturdum ve tarifimi yayımladım. İlk tarifimden sonra uzun süre uğramadım siteye. Yemek tarifi vermek çok zor geldi bana. Arkadaşım Hilal'in ısrarı üzerine biraz daha gayret edeyim dedim. Sonra Münevver ablacığımın yorumu ile birilerinin beni gördüğünü farkettim. Daha bir önemsedim sanki. Böyle başladı serüvenimiz.
2.Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
Evet belli bir çizgide olmasına özen gösteriyorum. Çok resmi olmayı sevmiyorum ki zaten yapım böyle değil. Çok gereksiz konulara da girip baş ağrıtmak, göz yormak da istemiyorum, sonuçta yemek tariflerinin olduğu bir günlük. Yazmak canım isterse ayrıca bir günlüğüm daha var oraya yazıyorum.
3. Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
Bazen iki arada bir derede sayfayı güncellediğim oluyor. Ya da gün ışığında resim çekmek için bir çok zorluğa katlanabiliyorum. Hafta içi çalıştığımdan tariflerimi hafta sonları yapıp resimliyorum. Geceden yaptığım tarifleri ise erken uyanıp işe gitmeden fotoğraflıyorum. Sadece sayfaya yeni bir şeyler eklemek adına tarif denediğim oluyor. İlk zamanlar belki acemilik vardı üzerimde ama artık çok daha kolay oluyor.
4. Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
Kesinlikle hayır. Zorunluluk hissetmiyorum. Hatta güncellemeyi geciktirdiğim zaman sorulmayı, merak edilmeyi çok seviyorum.
5. Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?
Sıkı dostluklarım oldu blog sayesinde.Burada olmak beni mutlu ediyor. Her yorumu büyük bir keyif ile okuyorum. Bazen bitse mi artık diye düşünmüyor değilim. Fakat blogum beni mutfağa da bağlıyor. Blog biterse mutfak serüvenimin de biteceğini biliyorum. Hem yeni ve farklı bir şey yapıp da sizlerle paylaşamama fikri daha zor geliyor. Bu nedenle yola devam arkadaşlar. Hem daha hayallerimiz var bizim. Sanaldan gerçeğe yol alma istemi bir bakıma.

Kabul ederse Yeşil Kivi Seçil o güzel tariflerine ara verip bize bu soruları cevaplar mı ki?

Not: Sitemin arayüzünden çok sıkıldım ben. Ama istiyorum ki güzel bir çalışma olsun. Bildiğimiz şablonlardan olmasın ama ne yapacağımı da bilmiyorum. Bu konuda yardım edebilecek biri var mı?

Çarşamba, Ocak 02, 2008

Ceypilgiş



Nasıl yapıldığına gelince;
  • Un, tuz, su ve çok az maya ile yumuşak bir hamur yoğrulur. Mayalanmaya bırakılır.
  • İçine ise peynirli ya da patetesli bir harç yapılır. Ben soğan, haşlanmış patetes, biraz kaşar peyniri rendesi ve kırmızı biber-tuz ile bir harç yaptım. Bundan sonrakinde soğanı kavurarak koymayı deneyeceğim.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılır.
  • Unlu bir zeminde hamur açılır (yaklaşık 15 cm gibi)ve ortasına harçtan konularak hamur kenarlarından toplayarak kapatılır.
  • Merdane ile tekrar üzerinden geçilerek inceltilir.
  • Yağsız teflon tavada pişirilir.
  • Pişen böreklerimizi tabağa alıyoruz ve çatalın ucuna margarin ya da tereyağ koyarak iki tarafını da yağlıyoruz. Yağ konusunda cömert olmanız gerekiyor bu börekler için.

Yeni yılın ilk haftasını güzellikle dolu geçirmeniz dileği ile. Sevgiler.

Cumartesi, Aralık 29, 2007

Sandvic Kurabiye

Bu defa şeytanın bacağını kıracağım dedim kendi kendime. Uzun süredir katılamadığım etkinliklerden sonra bu defa katılmalıydım. O kadar koşturmaya ve yorgunluğa rağmen gecikmeli de olsa sevgili Burçin'in ev sahibi olduğu "En Tatlı Hediyeler" etkinliğine katılıyorum.
Kurabiyemizi tanıtayım size. Kendileri arasına krema koymadan da yenilebilir. Hatta istediğiniz tarzdan krema, marmelat, çikolata da koyabilirsiniz. Yediğim en lezzetli, yaptığım en kolay kakaolu kurabiyelerden biridir aynı zamanda. Ve şimdi kime hediye etsem diye düşünüyorum.
Sandvic Kurabiye
  • 175 gr. un
  • 50 gr kakao
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 150 gr şeker
  • 150 gr margarin (oda ısısında beklemiş)
  • 1 yumurta
  • bir tutam tuz

Kreması için; yarım paket (100 ml) süt kremasını pudra şekeri ile çırptım. Yarım paket de krema sertleştirici ilave ettim.

Yapımı
  • Yumurta, şeker, yağı elimle karıştırdım.
  • Arkasından diğer malzemeleri ilave edip, yoğurdum.
  • Hamuru 10-15 dakika dinlendirdim.
  • Hamurdan büyük parçalar kopardım ve mardane ile açtım.
  • Yuvarlak kalıbım olmadığından bardak ile kestim.
  • Hamur kırılgan olduğundan bıçak ile yavaçca zeminden kaldırdım ve yağlı kağıt üzerine koydum.
  • 190 C fırında 10 dakika pişirdim. Daha fazla kesinlikle pişirmeyin. Fırından ilk çıktığında yumuşak olacaktır. Soğudukça kıvamını buluyor.
  • Soğuttuktan sonra kremasını sürdüm arasına ve buzdolabında beklettim.
Annem halley gibi olmuş diyerek yedi. Bu kadar basit malzemelerden nasıl bu kadar güzel bir tad çıktı anlayamadım.
Burçin'in etkinliği devam etmekte ve gerçekten çok yorulmuş. Arkadaşımız çok titiz ve düzenli kesinlikle. Ellerine sağlık Burçin.
Ve yeni yılınızı şimdiden kutluyorum. Umarım 2007'de yaşadığımız acıları dindirecek güzellikte bir yıl olur 2008. Mutlu, huzurlu bir yıl diliyorum tüm dostlara. Sevgilerimle.

Pazar, Aralık 16, 2007

Çikolatalı Kekler

Son zamanlarda çikolatalı pasta, kek, kurabiye ne olursa yemek istiyorum. Yemek günlüklerindeki çikolatalı tariflere bakıp uzun uzun hayaller kuruyorum hatta. Bu iki kek görünürde birbirine benzese de farklı tarifler.
Çikolatalı Kuru Kek
  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 120 gr margarin
  • 100 gr çikolata
  • 1 pk (25 gr) kakao
  • 1 pk kabartma tozu
  • 1 su bardağı ceviz
  • 1 çay kaşığı tarçın (isteğe bağlı)
  • 2,5 ~ su bardağı un
Yapılışı :
  • Yağ, şeker bir kaç dakika çırpılır.
  • Yumurtalar ilave edilip çırpmaya devam edilir.
  • Benmaride erittiğimiz çikolata (soğumuşken) ve ceviz ilave edilir plastik ya da tahta bir spatula ile karıştırılır.
  • Elediğimiz un, kabartma tozu, tarçın ve kakaoyu da ilave edip karıştırmaya devam edelim.
  • Yağladığınız kalıpta, 170 C de pişirelim.



Muzlu Çikolatalı Kuru Kek

  • 1 su bardağı şeker
  • 2.5 su bardağı un
  • 25 gr kakao
  • 3 yumurta
  • 100 ml ılık su
  • 100 ml süt
  • 100 ml yağ
  • 1 tane olgun muz
  • 1 pk. kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı kabartma sodası
  • 100 gr çikolata
  • 1/2 su bardağı ceviz

Yapılışı :

  • Yumurta ve şekerleri 3-4 dakika kadar çırpalım.
  • Benmaride erittiğimiz çikolatayı (soğumuş) ilave edip tahta ya da plastik spatula ile karıştırmaya başlayalım.
  • Su, süt, yağ , rendelediğimiz muz ve cevizi de ilave edip karıştıralım.
  • Un, kakao, kabartma tozu, sodayı da eleyerek ilave edelim.
  • Yağladığınız kalıpta 170 C de pişirelim. Kek piştikten sonra üzerine de yarım paket hazır çikolata sos hazırlayıp süsleyebilirsiniz.

Ben ve eşim dokusu kuru olan kekleri daha çok severiz. Bu nedenle ilkini daha çok beğenmiştik. Umarım sizler de dener ve beğenirsiniz. Ayrıca evde ne varsa ilave ederek yaptığım uydurma tariflerdir.

Mutlu ve huzurlu günler diliyorum. Sevgilerimle.

Ispanaklı Pide

Kahvaltı konusunda çok hassas bir annem var. Ben ortaokul ve lise yıllarındayken, annem erkenden uyanır kahvaltı sofrasında toplardı hepimizi. Şimdi ben de bir anneyim. Aynı hassasiyeti almış olmalıyım ki, sabahın erken saatlerinde kalkıp kahvaltılık bir şeyler hazırlıyorum.
Bu büyük pideler de sabah kahvaltısı için güzel bir seçenek. Sürekli yaptığım poğaça tarifini bu defa geceden kalan ıspanaklarımı değerlendirmek adına bu şekilde yaptım. Oturup bir arada kahvaltımızı yapamasak da yanımıza alıp dairelerimizde yeme fırsatımız oluyor. Hem bu şekilde oğluma ıspanak da yedirmiş oluyorum.
Hamuru için;
  • 1 su bardağı yağ
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 yemek kaşığı şeker
  • Aldığı kadar un
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 paket dr.oetker'in instant mayası
  • İçine; ıspanak yaprakları, peynir
Yapımı;
  • Yoğurma kabımıza yağımızı alalım.
  • Ilık suyumuzun içine tuz, şeker ve mayayı koyup karıştıralım.
  • Yeteri kadar unu ilave edip, yarım saat kadar ılık bir ortamda mayalanmasını bekleyelim.
  • Hamur mayalandıktan sonra büyük parçalar koparalım. Merdane ile temiz bir yerde hamurun üzerinden geçelim. Yaklaşık 15-20 cm çapında daire olacak. Ispanakların üzerine peynir kayup, kenarlarını kıvırarak kapatalım.
  • Bir yumurta sarısı ve çok az yağı karıştırıp üzerlerine sürelim.
  • Yağladığımız tepside 170 C fırında pişirelim.

*Peynir bir böreğe ya da poğaçaya lezzet veren en önemli unsur. Ben Nizip'ten getirttiğim peynirleri börek ve poğaçalarım için kullanıyorum. Antep peynirine çok benziyor aslında. Daha az yağlı olması nedeni ile seviyorum sanırım.

*Ispanakları kesinlikle haşlamadan kullanın.

Sağlıklı bir toplum için düzenli kahvaltı yapmak kaçınılmaz bir gerçek. Bu konuda en büyük görev de biz annelere düşüyor.

Güzel bir hafta geçirmeniz dileği ile. Sevgiler.

******

Bayramlaşmak için gelen tüm arkadaşlarımın Kurban Bayramını kutluyorum. Uzun yıllar hep beraber aynı heyacanı yaşamak temennisi ile. Sevgilerimle.

Cuma, Aralık 14, 2007

Zeytin Salatası

Salatamız; tadlandırılmış yeşil zeytin, yeşil sarımsak ve soğan(kuru sarımsak da olabilir), maydanoz, ceviz, limon ve kırmızı biberin karışımı.


Kahvaltıda zeytin salatası varsa başka bir şey görmez gözüm. Uzun Pazar sabahı kahvaltılarında öyle güzel gider ki.

Zeytin salatasının bana hatırlattıkları arasında çocukluğum, annem ve hamamlar yer alır. Hamam da nereden çıktı diyeceksiniz. Hamamları ile ünlü bir memlekette çocukken benim de hamama gitmişliğim oldu tabi. Hamama giderken ise sıcacık pide arasında zeytin salatasını hazırlardı annem. Hala o kadar lezzetli salata yapamadım. Anne elinden çıkan her yemeğin ayrı bir tadı var elbette.

Bazen bir müzik, bazen bir koku bazen de böyle bir tad ile geçmişini hatırlayabiliyor insan. Ve geçmiş acı da olsa güzel de olsa zamanın bizi nasıl da umarsızca eskittiği hüznü çörekleniyor insanın üzerine. Geçmişimiz, bıkmadan karıştırdığımız hazinemiz. Sayılamayacak kadar çok hazinemizin olması dileği ile.

Sağlıcakla kalın.

Pazar, Aralık 09, 2007

Antep Fıstıklı Kurabiye

Hiç şüphesiz kış mevsiminin en güzel yanlarından biri, dışarıda yağmur yağıyorken, pencere kenarında bir fincan çay eşliğinde kurabiye yemek. Ben de bu vesile ile değişik kurabiye denemeleri yapıyorum. Bu da onlardan biri. Pratik ve farklı görüntüsünün yanısıra lezzetli olmasıyla da vazgeçilmez tarfilerim arasına girdi.
Antep Fıstıklı Kurabiye
  • 1 su bardağı şeker
  • 50 gr yumuşamış tereyağ ya da margarin
  • 2 yumurta
  • 1 portakalın kabuk rendesi
  • 1 bardak kuru üzüm ya da kuru incir
  • 1 bardak antep fıstığı
  • 1 pk. kabartma tozu
  • 1 pk. vanilya
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • Aldığı kadar un

Yapımı :

  • Fırınımızı 175 C de ısıtalım.
  • Yağı veşekeri 2-3 dk kadar çırpalım.
  • Yumurtaları tek tek kıralım, vanilya ve portakal kabuğu rendesini de ilave edip çırpmaya devam edelim.
  • Tüm haldeki Antep fıstıklarını ve kuru üzümü de ilave edip karıştıralım.
  • Elediğimiz unu, tarçını* ve kabartma tozunu da karıştıralım.
  • Yumuşak bir kurabiye hamuru elde edelim ve hamuru ikiye bölelim*. Ayrı ayrı rulo yapalım ve yağlı kağıt serili bir tepside 12-20 dk kadar üzeri pembeleşinceye kadar pişirelim.
  • Soğuduktan sonra keskin ve ince bir bıçakla zedelemeden ince dilimler halinde keselim ve pudra şekeri ile servis edelim.

*Ben yaparken hamuru ikiye bölmedim. Pişince kabardı ve büyük dilimler halinde yemek zorunda kaldık. İkiye bölüp ince rulolar yapmak daha doğru olacaktır.

*Tarçın koymasanız da olur. Ben kurabiyelerde tarçın kokusunu çok sevdiğim için çok az ekledim.

Güzel bir hafta geçirmenizi diliyorum. Sağlıcakla kalın. Sevgiler.

*******

Münevver ablacığım ""ki " Bağlacı ile "-ki" Ekinin Yazımı " nı anlattı geçtiğimiz günlerde. Bir çoğumuzun ayrı mı bitişik mi yazmalıyım diye tereddüt ettiği muhakkak. Hadi doğru yazdığımızdan emin olmak için okuyalım Münevver ablamızı.

Pazartesi, Aralık 03, 2007

Maçuri


Kevgir, Esra için hazırlandı bu ay. Ben de Maçuri ile katıldım. Kengir'in en güzel sayısı için buyurun.

Perşembe, Kasım 29, 2007

Kuskus Salatası

Kesinlikle en sevdiğim salatadır. İçeriğini kendinize göre zenginleştirebilirsiniz. Mısır, bezelye, havuç vs. Benim en çok sevdiğim hali ise;

Yarım paket haşlanmış kuskus, 2 tepeleme yemek kaşığı süzme yoğurt, 2 yemek kaşığı mayonez, yeteri kadar tuz, incecik kıydığımız salatalık turşusu, iki ince dal soğan, iki ince dal sarımsak, maydanoz karıştırılır ve bayıla bayıla yenir.

İş ortamında ne yazacağımı bilemiyorum. Beni affedin arkadaşlar. Biliyorum çok uzak kaldım. Ağır aksak gidiyorum işte. :)

Sevgilerimi gönderiyorum. Sağlıcakla kalın.

Pazar, Kasım 25, 2007

...

Kelimeleri seçemiyor insan böyle durumlarda. Ne söylesem eksik kalacak.
Rahat uyu Esracığım. Yakınlarına sabır versin yüce Yaradan.

Esra'nın taziye defteri.

Salı, Kasım 20, 2007

Ispanaklı Pasta

Hafta sonu gelecek misafirlerim için kolay bir pasta yapmak niyetindeydim. Renkli ve çikolatalı da olmalıydı. Pastalarda gıda boyası kullanmadığımdan ıspanak ile yeşil bir kek yapabilirdim. İşte bu denemenin sonucunda ortaya çıkan pasta. Keki hiç ıslatmadığım halde yumuşacık nefis bir pasta oldu.
Ispanaklı Kek:
  • 2 yumurta
  • 1.5 su bardağı şeker
  • 1.5 su bardağı un
  • 1/2 su bardağı yağ
  • 100 gr haşlanmış ıspanak
  • 1 pk kabartma tozu
  • 1 pk vanilya

Yapılışı:

  • Yumurta, şeker, vanilya iyice çırpılır.
  • Yağı ve robotta iyice çektiğimiz ıspanakları da ilave edelim.
  • Unu ve kabartma tozunu eleyip yavaşça karıştıralım.
  • 20 cm lik çemberi yağlamadan, altına yağlı kağıt koyalım ve 170 C de önceden ısıttığımız fırında kekimizi pişirelim.

Bu sırada, 100 gr krema ve 100 gr bitter çikolatayı eritelim. Ve soğumaya bırakalım.

Kekimiz piştiğinde ikiye böldüm. Çemberin içine tekrar bir kat keki yerleştirdim. Üzerine soğuttuğum çikolatayı yaydım. Çikolata çok sıcak olduğunda akıcılığı arttığından soğumasını bekledim. İkinci keki üzerine koyup bu şekilde bir gece dolapta beklettim. Çemberin içinde bekletince kenarlarından çikolata akmadı. Ve ertesi sabah yarım paket hazır pasta kreması çırptım ve kaplamasını yaptım. Rendelediğim çikolata ile de süsledim.

Çikolatanın girdiği pastalara bayılıyorum. Rulo şeklinde de yapılabilir. Güvendiğiniz bir ıspanakli kek tarifi ile de yapabilirsiniz.

Sağlıklı günler dileği ile. Sevgiler.

Pazartesi, Kasım 12, 2007

Beyrim(Gıldet) ve Kabak Tatlısı

Beyrim'in tereyağ ile buluşmuş halidir gıldet. Şimdi size resimden çökelek gibi görünüyordur fakat tadı çökelekten çok daha farklı. Ve tereyağ ile bir araya geldiğinde bu kadar lezzetli olan bir şey daha var mıdır bilmiyorum. Geçtiğimiz hafta sonu eşimin köyündeydik. Kayınvalidem komşu köyden almış beyrimi. Nasıl yapıldığını sordum tabi. Çiğ sütün kestirilmesi ile yapılıyormuş ve yapımı zormuş. Fakat kayınvalidem yoğurdu kestirerek yapıyormuş. Bunun tarifini aldım ve ilk fırsatta deneyip sonucu sizlerle paylaşacağım.
Köyde(Göksün'ün Çardak Kasabası) kadınların işlettiği bir fırın var. Yağlı ekmekleri de pek güzel oluyor. Gelirken tereyağ ile yaptırdık ve dondurucuda saklıyorum şimdi. Sabahları beyrim ile kalori bombası, harika bir ikili oluyor.


Kabak tatlısı kayınvalidemden, kabak ve ceviz de kayınpederin gözü gibi baktığı bahçesinden. İşin aslı kabak tatlısı ile aram yoktur. Fakat bol cevizli olunca hafif, harika bir tatlı oluyormuş. Ben de yapayım diye tarifini aldım tabi.

  • Orta boy bir kabağı dilimleyip bir su bardağı su ve göz kararı şeker ilave ederek haşlamış. Zaten kabak kendi suyu salar dedi. Soğutup ceviz ile servis ediyormuş.

Üzerimdeki ağırlığı atabilirsem mutfağa girip denemek istediklerimi yapma niyetindeyim. Bu haftalık benden bu kadar. Sevgi ve saygılarımla.

Salı, Kasım 06, 2007

Peynirli İrmik Helvası

Bu tarifi, günlüğümü yazmaya yeni başladığımda yayımlamıştım fakat oradaki resim kaybolunca yenileyerek size hatırlatmak istedim. Son günlerde en çok yaptığım tatlı bu. Hem çok pratik hem de çok lezzetli. Dondurucuda tatlı yapılmak üzere beklettiğim tuzsuz peynirim vardır her daim. Sizin de elinize Antep peyniri geçerse deneyin derim.

Malzemeler :

  • 1 su bardağı irmik
  • 1 su bardağı şeker
  • 1,5 su bardağı su
  • 2 - 3 yemek kaşığı tereyağ
  • Yeteri kadar tuzsuz Antep peyniri (2-3 adet)
  • üzerine tarçın
Yapılışı:
  • Derin bir tencerede tereyağı eritelim ve irmiği ekleyelip pembeleşinceye kadar kavuralım.
  • İrmik rengini aldıktan sonra şekeri ilave edip bir kaç dakika bu şekilde kavuralım.
  • Bu karışıma soğuk suyu da ilave edelim ve suyunu çekene kadar pişirelim.
  • Son olarak da ince ince dilimlediğimiz Antep peynirlerini ekleyip karıştıralım ve ocağı kapatalım.
  • Tencerenin kapağını kapatıp 1-2 dakika kadar dinlendirelim. Böylece peynirler de erimiş olacaktır.
  • Tarçın, ceviz ya da fıstık ile servis edebilirsiniz.

Ben son zamanlarda tembellik yapsam da blogcu arkadaşlarım son sürat çalışmaya devam ediyor. Zerrinciğim ve Esracığım Kevgiri çıkardı. Hatta 4. sayısını dahi yayımladılar. Toplu halde tarifleri bir arada bulduğum arkadaşlarımın kalpleri gibi sımsıcacık bir dergi.

Devletşah ise Yemeknameyi çıkardı. Her sayfasını hayranlıkla açıyorum. Resimler, yazılar, dizayn ustaca. Her iki dergiye de emek verenleri buradan tebrik ediyor ve çalışmalarının daim olmasını diliyorum. Ben dergileri takip ediyordum ama sayfama yeni ekleyebildim.

Güzel bir hafta geçirmenizi diliyorum. Sevgilerimle.

Salı, Ekim 30, 2007

Ablamın Kurabiyeleri

Tarifler için sizleri çok beklettiğimin farkındayım. Benim de elime yeni geçti. Ablam ile aynı şehirdeyiz, buna rağmen malesef görüşmek için çok az zaman ayırabiliyorum. Son zamanlardaki bu durumumdan çok şikayetçi kendisi.
Hem ülkemizin içinde bulunduğu zor durumun acısı, hem de içinde bulunduğum ortamın sıkıntısı ağır gelir oldu son zamanlarda. Yüce Allah'tan şehitlerimizin aileleri için sabır diliyorum.

Haşhaşlı Tuzlu Kurabiye
  • 1 pk. margarin
  • 1 yumurta sarısı (akı üzerine)
  • 3 yemek kaşığı şeker
  • 1/2 yemek kaşığı tuz
  • 1 yemek kaşığı kırmızı biber
  • 1 yemek kaşığı çörek otu
  • 1 yemek kaşığı karabiber
  • 1 çay bardağı zeytin yağ
  • 1/2 çay bardağı sirke
  • 1/2 çay bardağı kekik
  • 1 çay bardağı susam
  • 1 pk. kabartma tozu
  • Aldığı kadar un
  • Üzerine haşhaş
Tüm malzemelerden yumuşak bir hamur elde edilir. Şekil verilir, önce yumurta akına sonra da haşhaşa batırılır. 180 derecede pişirilir.


Hindistan Cevizli Kurabiye

  • 1 su bardağı hindistan cevizi
  • 1 su bardağı ayçiçek yağı
  • 1 pk margarin
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 pk. kabartma tozu
  • 1 pk. vanilya
  • 1 yumurta sarısı (beyazı üzerine)
  • aldığı kadar un
  • Üzeri için hindistan cevizi

Tüm malzemelerden yumuşak bir hamur elde edilir. Önce yumurta akına sonra hindistan cevizine batırılarak üzeri hafif pempeleşinceye kadar pişirilir.

Hamuru ikiye bölüp 1-2 kaşık kakao ilavesi ile kakaolusunu yapabilirsiniz.

Üzümlü-Cevizli Kurabiye

  • 1 su bardağı ceviz
  • 1 su bardağı üzüm
  • Portakal kabuğu rendesi
  • 1 su bardağı ayçiçek yağı
  • 1 pk margarin
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 pk. kabartma tozu
  • 1 pk. vanilya
  • 1 yumurta sarısı (beyazı üzerine)
  • aldığı kadar un
  • Üzeri için çekilmiş ceviz

Yine malzemelerden yumuşak bir hamur elde edilir. Şekil verilir ve önce yumurta akına sonra cevize batırılarak pişirilir.

İkinci bir seçenek ise; aynı hamur hazırlanır. Yuvarlak şekiller verilir ve fırınlanır. 2 portakalın kabuğu rendelenir. Yumurta akı ile karıştırılır. Kurabiyeler pişmeye yakın çıkarılır ve üzerine küçük bir kaşık ile sürülüp biraz daha fırınlanır. Bunu da denemenizi tavsiye ederim. Heö görüntü hem tad çok güzel oluyor.

Kereviç - Gerebiç

  • 5 yumurta
  • 1.5 su bardağı şeker
  • 2 pk. margarin
  • 1 pk. vanilya
  • 1 pk. vanilya
  • 1 kilo ~ un
  • 1 tatlı kaşığı silme portakal kabuğu rendesi
  • İçine çekilmiş ceviz, tarçın, şeker karışımı
  • Üzerine pudra şekeri

Hamur hazırlanır. Ayrıca içi de hazırlanır. Hamur avuç içinde açılır, harçdan konularak kapatılır. Yağlanmış kereviç kaşığına bastırılır. Sert bir zemine tahta kaşığı vurarak çıkartılır, çok az yağlanmış tepside üzeri kızarmayacak şekilde fırınlanır. Soğuduktan sonra pudra şekerine batırılır.

Bu kurabiyelerin ölçülerini yarıya düşürmenizi öneririm. Ablam bayram için çok hazırlamıştı dolayısıyla malzeme miktarı da çok. Ve ağızda dağılan hoş kurabiyeler. Denemenizi öneririm kesinlikle.

Sağlıcakla kalın. Sevgiler.

Salı, Ekim 23, 2007

Kıtırlı Elmalı Kek

Kurabiye tarifleri gelinceye dek sizlere elmalı kekimin tarifini vereyim. Üzerindeki hamura "crumble" deniyor yabancı tariflerde. Yabancı kökenli kelimeleri kullanmaktan kaçındığımdan "Kıtırlı Elmalı Kek" dedim. Kekin dokusunu çok beğendim. Üzerindeki kırıntıdan dolayı yerken biraz zorlanabilirsiniz fakat tadı çok hoş. Özellikle de tereyağlı ise daha da güzel olacaktır. Lafı uzatmadan tarife geçeyim.
Üst Hamuru için
  • 70 gr un
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 3 kaşık tereyağ(oda ısısında beklemiş)
  • 70 gr şeker
  • ezilmiş fındık

Kek Hamuru için

  • 140 gr un
  • 80 ml süt
  • 1 büyük yumurta
  • 100 gr şeker
  • 60 gr margarin
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1 pk vanilya
  • tuz

2 orta boy elma

Yapılışı:

  • Üst hamuru için gerekli olan malzemeleri ayrı bir kapta karıştırıp bekletelim.
  • Fırınımızı 170 C ye ayarlayalım. 18 lik çemberimizi yağlayıp dolapta bekletelim.
  • Margarini çırpalım, şekeri ve vanilyayı ekleyerek çırpmaya devam edelim.
  • Yumurtayı ilave edip çırpalım, arkasından sütü de ekleyelim.
  • Un, kabartma tozu ve tuzu da eleyerek bu bu karışıma ekleyelim.
  • Üzerine sırası ile elma dilimlerini ve kırıntılı hamuru da ilave ederek önceden ısıttığımız fırında pişirelim.

Naileciğim beni sobelemiş. En yakınımdaki kitabın 187. sayfasınıda ne yazdığını sormuş bana. Ben de hemen çekmecemdeki kitabı çıkardım. Bir annenin en yakınındaki kitap çocuk gelişim kitaplarıdır şüphesiz. Tuncel ALTINKÖPRÜ'nün "Çocuğun Başarısı Nasıl Sağlanır" adlı kitabının 187.sayfasının ilk cümlesi: Elverişli zamanların ve uygun ortamların pek çoğunun elden kaçırıldığını veya gereğince kullanılmadığını varsayalım. Yine de kedere, umutsuzluğa kapılmaya pek gerek yok. İnsan yavrusunun en olağanüstü yönlerinden biri, daha iyiye yönelmeye, daha iyiye dönüşmeye elverişli oluşudur.

Henüz yeni başladım bu kitaba ama şimdiden tavsiye edilebilecek kalitede.

Güzel bir hafta geçirmeniz dileği ile. Sevgiler.

Pazartesi, Ekim 15, 2007

Bayram Kurabiyeleri

Kurabiyeler ablamın bayram hazırlıklarından.
Ağızda dağılan harika kurabiyeler olmuşlardı ve yerken " eh kimin kardeşi yaptı" diyerek kendime de pay çıkarmayı unutmadım. Abla kardeş arasında bu kadar ukalalık olsun artık değil mi? :) Yoksa hiç bir zaman iddiam olmamıştır. Hani "içine sevgimi kattım" diye bir söz vardır. İlk etapda komik geliyor bu duyum insanlara ama işin aslı gerçekten de bu bana göre. Öğün geçiştirmek dışında , yiyenlere birazcık mutluluk vermekse amaç severek, özenerek yapmalı.

Kurabiyelerin tariflerini en kısa sürede yazacağım. Henüz ben de bilmiyorum.

Geride güzel bir bayram bırakmışsınızdır umarım.
Sevgilerimle.

Cumartesi, Ekim 13, 2007

Perşembe, Ekim 04, 2007

Tavuk Salatası ve İftar Sofrası

Alıştığımı zannediyorum hayatımdaki değişikliklere ama karşılaştığım cansıkıcı olaylara fazlası ile kafa yorunca, insanın aklında yemek günlüğü kalmıyor arkadaşlar. Huzurlu, sakin günlerimi özledim, yorum bırakmayı ve yorumlara cevap vermeyi özledim. Mutfağa girip uzun uzun uğraşlar verip arkasından keyifle onlarca poz resim çekmeyi özledim. Şeker hamuru yoğurmayı, modellemeyi özledim. Özlemlerim birikti velhasıl. Arasıra kapatmak geliyor aklıma ama bana mutfağa girip yeni bir şeyler deneme azmi veren günlüğümden vazgeçemiyorum. Sonra sizleri öyle uzaktan izlemek de zor gelir bana. Yani yola ağır aksak da olsa devam diyorum. Henüz yapacaklarım bitmedi.
Tavuk salatasına gelince. Evde haşlanmış tavuk göğsünü değerlendirmek adına yapıldı ve sonuç gerçekten çok güzel oldu.
Malzemeler(göz kararı)
  • Haşlanmış tavuk göğsü
  • Marul
  • Mayonez
  • Yoğurt
  • 2-3 diş sarımsak-Tuz
  • salatalık turşusu

Yapılışı:

  • Mayonez, yoğurt, tuz ve ezilmiş sarımsağı karıştıralım.
  • İçine doğradığımız tavuk göğsünü, turşuyu ve marulu da ilave ederek karıştıralım.

Benim gibi soğuk mezeleri seviyorsanız eminim beğeneceksiniz. Tarifi zenginleştirmek size kalmış.

Bu iftar sofrasına güzeller güzeli arkadaşım Naile ve eşi ile birlikte oturduk. Bir blogcuyu ağırlamak endişe verici kesinlikle. Defalarca yaptığın şeyleri unutabiliyorsun. Ufak tefek aksilikler olmadı değil. Herşeyi hoşgörü ile karşıladı arkadaşım. Zaten endişem de yoktu. Hergün o kadar çok konuşuyoruz ki farketmeden en yakınımdaki insan oldu Naile. İçtenliğin için teşekkür ediyorum. İyi varsın.

Güzel bir hafta sonu diliyorum sizlere. Sevgilerimle...